14 Haziran 2017 Çarşamba
HAYAT
Az önce 8 yaşındaki güzeller güzeli kızını toprağa vermiş bir arkadaşımı gördüm. Onu görünce hayat işte insan her şeye alışıyor, yaşayıp gidiyor demek isterdim ama ama hayat artık onun için sanki akmıyor, sanki hayat onun için sadece bitirilmesi gereken bir ödev, yürünmesi zorunlu bir yol ya da bir süreliğine katlanılacak bir konferans gibiydi. tek istediği sonuna yaklaşmak, o sonu kucaklamaktı ...
Zaten cenazede başın sağ olsun diyenlere kızmamış mıydı "neden sağ olsun ki artık, ben böyle bir dua istemiyorum, sadece kızıma kavuşacağım anı bekliyorum " diye
9 Haziran 2017 Cuma
TEK Mİ ÇİFT Mİ ?
Tek çocuk gerçekten söylendiği kadar kötü bir şey mi? Kardeşi olmayan bütün çocuklar yalnız ve sorunlu mu? Peki kardeşi olduğu halde yalnız ve sorunlu olanlara çözüm nedir? Sanırım hayatı sorgulayarak yaşayan her kadının ilk çocuğu olduktan sonra geçtiği bir süreç bu. İlk çocuk olana kadar herkes en az iki çocuğu olsun isterken, doğumdan sonra birden öteleme hareketleri başlıyor beyinde. İlk yıl zaten bunu düşünmene gerek yok, malum kimse de böyle bir beklenti yok, kafan rahat. İkinci yıl ara ara aklına geliyor ama hemen uzaklaştırıyorsun bu fikri, neyse ki çocuğun daha küçük boşver seneye Allah kerim. 3 yaşına gelince, yıllaaaar sonra kesintisiz bir kaç saat uykunun tadını çıkarmaya başlamışken çevrenin uykunu kaçıran soruları başlıyor; kardeş düşünüyor musunuz? Sanane, primanın sahibi misin? Yoksa bize o.k mi vereceksin? 4 yaşında bir çocuğun varsa artık konu komşu değil parktaki teyze bile yatak odanı merak etmeye başlıyor. Sakın bir hata yapıp da ikinci çocuk düşünmüyoruz demeye kalkma. Ne bencilliğin kalıyor, ne kötü anneliğin; işsiz güçsüz çocuğuna bakmadan ya da abisine ya da ablasına musallat olmuş ikinci çocuğunun haline bakmadan sana akıl veriyor ya da seni eleştiriyor insanlar. EN güzeli olmuyor demek; önce sana acıyor sonra da vicdan yapıp pişman oluyor hem de sıraya dizdiği cümleler boğazına tıkılıp kalıyor ama işte bazıları o kadar yüzsüz ki pozisyon tarif etmeye kalkabilir :)
Tabi ki bütün kardeşler sorunlu demiyorum ama bu şekilde kardeşler de yok mu hayatta? Kardeşi olduğu için çok şanslı olan insanların yanısıra kardeşinden yana sıkıntısı olanlar yok mu? O yüzden bırakın insanları KENDİ İÇ SESlerine, o ses onlara doğrusunu gösterir nasılsa! Emin olun o kadın yavrusunu sizden çok düşünüyordur.
Büyümek Mİ, yaşlanmak MI ?
Müzik dinlerken hüzünlenmeyi, ağlamayı özledim...
İnanır mısın, aşk acısı çekmeyi, kocam benimle ilgilenmiyor filan diye ağlamayı özledim...
Ne güzel dertlermiş bunlar meğer, diyeceksin ki şimdi ne derdin var? şükür bariz bir derdim yok ama son bir yıldır o kadar çok sağlık sorunu olan insanlar var ki etrafımda artık sadece böyle korkularla, annemi babamı doktora götürüp, testler yaptırıp, beklemekle ya da arkadaşlarımın kardeşleri , çocukları, anneleri ya da babalarının kanser haberlerini dinleyerek, üzülerek yaşamaya başladım.
Artık her telefon çaldığında acaba kime ne oldu diye korkarak açıyorum, eskiden telefon çalınca heyecanlanırdım kocam arıyor diye, o aramayınca üzülürdüm
Ne güzel üzüntülerim varmış benim...
Bu büyümek mi, yoksa yaşlanmak mı,belki de depresyondur, kim bilir ? benim ayırt edemediğim kesin...
KOLPA dinliyorum ve bana eski güzel hüzünlerimi hatırlatıyor, o kadar güzel ki ...
Son bir kez gördüm, dibimi sonumu, mutsuzluğumu ...
İnsan kendini ölüme hazırlayabilir mi ? annenin ölümüne, babanın ölümüne insan kendini hazırlayabilir mi? Allah sıralı ölüm versin demek bu demek değil mi?
amcam öldü benim, hala düşününce gözlerim doluyor, ağlıyorum ki çok yakın değildik en azından çok sık görüşmezdik ama hep çok severdim onu.
İnsan sevdiklerini neden az görür ki ...
Belki çok görsem bu kadar etkilenmezdim, bilmiyorum...
Zaten son zamanlarda sanırım hiçbir şeyi tam olarak bilemiyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)