MUTLULUK
Mutluluk kendi içimizde, onu dışarıda aramayın derler ya, bunun doğruluğunu çok çok hissettim son 2-3 ayda. Hayatımın belki de zorlu olması gereken günlerinde olmama rağmen, işe yarıyor olmanın verdiği haz mı, çabalamanın verdiği kuvvet midir, nedir bilmiyorum ama içimden çok olumlu duygular taşıyor. Gerçekten mutluluğun içimde olduğunu idrak etmemi sağlayan hisler. Herkes beni sevsin, onaylasın istediğim günler şu anda bana uzak geliyor, ihtiyaç hissetmiyorum, sanırım şu sıralar kendimi sevmeye başladım, hani dedikleri gibi ; "önce kendini sevmelisin". Bunu nasıl başardım bilemiyorum ama şu sıralar hem eşimi hem kızımı hem hayatımı çok ama çok seviyorum. Ama annemin dediği gibi iki iyiliksiz bu dünya, ben kendimle barışırken, eşim küstü kendine, yaptığı seçimin pişmanlığında kıvranmakta, onu bu pişmanlıktan kurtarmaya çalışmak ne kadar beni zorlasa da o da ben de şanslıyız ki, ben iyi bir dönemime geçtim, çok şükür. Hayat böyle bir yer sanırım, hep bir engelli koşu; koşunun finali boktan olmasa iyiydi. Belki de değildir ...
Kızım 14 yaşına geldi ve ben ancak 2. çocuk fikrine ilk kez hazır hissettim, hazır mı hissediyorum yoksa yumurtalar bitiyor, batan geminin son malları bunlar hissi mi emin değilim ama henüz hala...
İşin kötüsü şimdi de koca kişisi hazır değil. demek ki bu 2. çocuk bize kısmet değil, ya da şöyle diyelim kısmet değil. Görelim mevlam ne eyler, ne eylerse güzel eyler diyerek konuyu bağlıyorum.
Eğer ki hamile kalırsam, eminim 40 yaş hamileliğindeki duygu yoğunluğum normalin 10 katı olacağından, bu günlüğe çok ihtiyacım olacak. Biraz geç kaldım biliyorum ama ancak yetişiyorum ben bu hayata elimde değil, 3-5 yıl kadar yaşımın gerisinde duygu yoğunluğum, ben ne yapayım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder